TEKNOİZOLASYON

Isı Ürünleri Hakkında

Isıl iletkenlik katsayısı, lambda (λ), bir malzemenin fiziksel ve kimyasal yapısına bağlı olarak o malzemenin ısıyı ne kadar ilettiğini ifade eder.

Isıl iletkenlik katsayısı W/mK birimi, ısı yalıtım malzemesinin birbirine dik 1 m mesafedeki, 1 m2’lik yüzeyi arasından, sıcaklık farkı 1°C olduğunda geçen ısı miktarıdır. Bir malzemenin ısıl iletkenlik değeri ne kadar küçükse ısıyı o kadar az iletir.

Yani ısı yalıtım malzemelerinde bu değer küçüldükçe malzemenin ısı yalıtım performansı da o kadar artar (Şekil 1). Isıl iletkenlik değeri, malzeme kalınlığıyla birlikte, yapıların ısı yalıtım projelerinin hazırlanmasında kullanılır.

Isıl Geçirgenlik Katsayısı

Isıl Geçirgenlik Katsayısı Isıl geçirgenlik katsayısı W/m2K birimi, kalınlığı d(m) olan bir malzemenin paralel iki yüzeyinin sıcaklıkları arasındaki fark 1K=1°C olduğunda 1 saatte 1 m yüzeyden dik olarak geçen ısı miktarıdır.

U değeri, malzemelerin ısıl iletkenlik katsayısı (λ) ve ısı geçiş yönündeki kalınlığına bağlıdır. Isı geçirgenlik katsayısı ne kadar küçükse, ısı kaybı da o kadar az olur. U değeri metrekaredeki enerji kaybıdır.

Isıl Geçirgenlik Direnci

Enerji birim fiyatı ile yapı yüzey alanı ve U değerlerinin çarpımı, basit bir yaklaşımla enerji kaybından doğan maddi kaybı gösterir. Isıl Geçirgenlik Direnci Isıl geçirgenlik direnci R değeri, bir yapı malzemesinin ısı geçişine göstermiş olduğu dirençtir.

Yapılan ya da yapılacak uygulamanın performansını değerlendirmek için ısıl geçirgenlik direncinin de (R) hesaplanması gerekmektedir. Isıl geçirgenlik direnci, ısıl geçirgenlik katsayısının aritmetik olarak tersidir.

Bir yapı elemanının binadaki kendi konumuyla ilgili termal kalitesinin bir ölçüsüdür. Yalıtım uygulamalarının amacı, U değerinin olabildiğince azaltılmasıdır. R değerinin büyütülmesi, U değerinin aşağıya inmesini sağlayacaktır. R değerini artırmak için ya levha kalınlığının artırılması ya da ısı iletim katsayısının küçültülmesi gerekir

Isı Köprüsü

Yapıda malzeme veya konstrüksiyon kaynaklı ısı geçişinin, yapının diğer bölümlerine kıyasla yoğun olduğu bölgelere ısı köprüsü adı verilmektedir. Bu bölümler ısı yalıtımı açısından zayıf noktalardır. Bu nedenle ısı köprüsü olan bölümlerin iç yüzeylerinde daha düşük yüzey sıcaklıkları oluşur.

Bitişik bölümlere göre önemli derecede ısı kaybı meydana gelir. Isı köprülerinin oluşması, artan enerji maliyetlerine, buharın yoğuşmasıyla küf riskine, binada çatlaklara, tozun ve kirin birikmesine neden olur.

Isı köprüleri, binaların dış duvarlarında, zeminlerinde ve tavanlarında bulunan, ısının komşu bölgelere göre dışarıdan içeriye daha rahat nüfuz edebildiği bölgelerdir. Bir binada ne kadar az ısı köprüsü varsa, binanın enerji verimliliği de o kadar yüksek olur. İyi bir planlama, doğru uygulama ve doğru malzeme kullanımı sayesinde bu ısı köprüleri önlenebilir